SimaL's profile₪₪₪ ŞimaL ₪₪₪PhotosBlogListsMore Tools Help

₪₪₪ ŞimaL ₪₪₪

SimaL SimaL

Video

BirLikTe AyrıLıK  

Video

GüL-ü TerK  
June 13

Yaşayınca Anladım..


YAŞAYINCA ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
yasayinca anladim...

                                                                         Can Yücel

March 23

..

February 19

öLüm..

January 12

Ben SeNi Görmeden SeVdim.

Ben seni görmeden sevdim
Yorgun gecelerde titreyen bir yetim bir öksüz yüregimde sevdim seni
Ey gönül bahcemde büyüttügüm nazli cicek,
Ey sevdamin adi, askin gercek anlami
Bu hasret, bu gurbet söyle, söyle ne zaman bitecek

Ben seni görmeden sevdim

Yolunu gözledim bir Medine sabahi
Ellerimde güller, güllerki kokunu aldigim, kokunu alip yandigim
yanip yanip agladigim...
Ben seni görmeden sevdim
Gözlerini gözlerime degdir efendim, ellerini ellerime
Sevmeyi senden ögrendim ilkin, sevilmesi gereken herseyi senden
Sefkat seninle mana buldu, buz cöllerini seninle asdim
Ben seni görmeden sevdim
Bahar yüzlü insanlar bildim etrafinda pervane
onlardan biri olmak istedim hep, her emrine amade
Seninle yasamak seninle ölmek,
ama en cok seni seni görmek istedim...
Ben seni görmeden sevdim, kokunu aldim güllerde,
Ben seni görmeden sevdim, adini andim yürekte
Sevgili Sevgili en Sevgili!!!!!


Umut Mürare

December 16

ÖyLesine Sevmek..

ÖYLESİNE SEVMEK

Şimdi gidiyorsun git

Bütün sabahları üşüdüğüm

Bütün gördüğüm senli günlerim onlar da gitsin

İçimde bir şarkı

Gözünde bir ışık kalmıştı her şeye inat

Kapat gözlerimi sevdiğim anlarda gitsin

Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden

Sevdiğimiz şarkıları da

Pencereme konan yusufcuklarıda

Bana karanlığı bırak

Beni bırak beni böyle bırak

Böyle ansızın, böyle yakışıksız

Böyle anlamsız, böyle dağınık

Öyle kapıda susuşum

Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşum

Koy beni sensizliğe

Ve otursun içime kül gibi kor yangını

Şimdi gidiyorsun git

Hadi git

Hepsi hepsi bir sevda benimkisi al da git

Hadi kanatma

Hadi yıkma

Hadi dokunma

Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun git

Bütün sabahları üşüdüğüm

Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin

İçinde bir şarkı

Gözünde bir ışık kalmıştı her şeye inat

Kapat gözlerimi sevdiğim anlarda gitsin

Şimdi gidiyorsun git

Hadi git

Hepsi hepsi bir sevda benimkisi al da git

Hadi kanatma

Hadi yıkma

Hadi dokunma

Zaten ben seni öyLesine sevmiştim...

                                                             İbrahim Sadri 

December 01

Ben Böyle Olmamalıydım..

BEN BÖYLE OLMAMALIYDIM

Ben, böyle olmamalıydım
İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
İçime bir ateş düşmeliydi
Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
Kendimden geçmeliydim sonra...
Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
Ama bunu kimse duymamalıydı,
Seni, mahşere kadar saklamalıydım.
Ben böyle olmamalıydım
Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
Çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
Ben hep sana yormalıydım.
Gece yıldızlarını serpince göğe
Seni görmek için uyumalıydım.
Şarkılar kime söylenirse söylensin
Sana diye dinlemeliydim.
Türküler dolmalıydı odama,
Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
Selvi boylu yâr sen olmalıydın
Kömür gözlüm ateşine düşeli
Senin için söylenmiş söz olmalıydı.
Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
Ama bunu kimse bilmemeliydi,
Seni mahşere kadar saklamalıydım.
Böyle olmamalıydım,
Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
Haremde bir ikindi vakti
Kem gözler çevrilince sana
Ve vefasız eller uzanınca yakana
İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
Sen ötelere hazırlanırken,
Öteler senin için süslenirken,
Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
Perdenin son kez kapanması gibi,
Kapanmalıydı gözlerim.
Sonra içime doğru gerilip,
Seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
'Allah(C.C.) ' deyip,
Düşmeliydim yere.
Ama bunu kimse bilmemeliydi.
Seni mahşere kadar saklamıydım.
Ve mahşer günü...
Uzaktan seni seyretsem.
Sana yakın olmak için can atsam.
Beni engelleseler,
'Sen kim yakınlık kim? ' deseler.
Ben ağlamaktan konuşamasam.
Gözlerini çevirsen bana.
'Benim cennetim bana bakan gözlerindir.'
Ve tebessüm etsen.
Ama bunu kimse görmese,
Seni ebede kadar saklasam.

 

Dursun Ali Erzincanlı

November 25

GÜLMEYENLER BAHÇESİ

Gülmeyenler bahçesinde
Bir gül ile dertleştim..
Dedim nedir pür melalin?
Yanlızlığı mı seçtin?
Dedi bende bir gülüm
İsterdim hep gülmeyi..
Gülistanda dem tutup,
Sevmeyi sevilmeyi

Ağlamam ondan, gözyaşım ondan,
Yapayanlız kalmışım,
Dertlerim ondan...

November 14

.

October 23

.

SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR

Daha dokunmadan kurudu irem

çöllere bir türlü yağamıyorum

yeni bir koşunun başlangıcında

biraz deprem sonrası

biraz şehir hülyası

bir kalp yangınından geriye kalan

siyah gözlerine beni de götür

artık bu yerlere sığamıyorum.

 

Pembe uçurtmalar yolladığından beri

sarardı tiryaki menekşeleri

sonbaharın tozlu kafeslerinde

sevgi turnaları yakalıyorum

turnalar gidiyor;ben kalıyorum

avareyim,asudeyim,yorgunum

bilmiyorum neden sana vurgunum

Erzurum garında banklar üstünde

uyku tutmuyor karanlıkları

yitik düşlerimi kovalıyorum

gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

 

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar

siyah gözlerine beni de götür

baharın koynundan koparıp sana

ipek bir mendile sardığım yüreğimle

şehzade gülleri gönderiyorum

umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

 

Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini

kaptanları sorgulayan

yanından geçen küheylanların

korku tufanına yakalandığı

siyah gözlerine beni de götür

güneş ülkesinden gelen yiğitler

benzeri olmayan bir dünya kursun

cellat,ayrılığın boynunu vursun.

 

Usul usul intizarı çürüten

bu hercai diken,bu çılgın arzu

sürüklüyor imkansız muştuların

eşiğine gönül vadilerini

bir ağaçtan düşen yapraklar gibi

düşüyorum tanyerine

ya topla yaralı kırlangıçları

ya da bu vefasız şarkıyı bitir

özgürlüğe giden tutsaklar gibi

siyah gözlerine beni de götür..

                        Nurullah GENÇ

October 08

Hz.Hatice (r.a.)'nin AşK Duası

Rabbim
Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdigin olsun

Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce
Onunla bulusmus olan sen olasin

Onunla el ele tutustugumuzda
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun

Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayim

Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete acilan iki pencere olsun

Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim

Oyle bir sevgili verki bana
Ona sarildigimda kainat bize baksin
Birbirine sarilsin

Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin
Bize bakip seytan Adem'e secde etsin
Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle

Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin

Oyle sevelimki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki;

"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... bizde onlardayiz.

Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..
Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatiyor..

October 03

GüLLeR..

  
September 25

AşKtır ki ; gerisi vesairedir..!

 

September 18

Tek Hece AşK

TEK HECE AŞK

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim taç ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hat'rım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Benim için yaratıldı Muhammet!
Benim için yağdırıldı o rahmet!
Evliyanın sözündeki muhabbet,
Enbiyanın yüzündeki nur benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim...
---BENİM ADIM AŞK---

August 05

.........

DESEM Kİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum..
March 15

...

ALLAH aşkıyla yanıp , kavrulmuş bir dertliye bir gun "bize Allah sevgisini anlat" derler.O, "siz anlamazsınız" der.Anlatmaya yanaşmak istemez. Israr ederler...Mecbur kaldığını hisseder:
"-Siz anlamazsının ama bu kuş anlar" deyip pencerenin pervazındaki serçeciği gösterir.Ve sonra dilinin bütün yetkinliğini, gönlünün bütün ateşini dışarı vurur.Anlatır...Anlatır...Anlatır...Serçecik olduğu yerde durur...Hiç kıpırdamadan dinler,dinler,dinler.
En sonunda cansız bedeni pervazdan düşene kadar...Aşık insanlara döner:
"-İşte" der, "ALLAH aşkı böyledir."
July 10

.

 

YAĞMUR KAÇAĞI

 

Elimden tut yoksa düşeceğim

Yoksa bir bir yıldızlar düşecek

Eğer şairsem beni tanırsan

Yağmurdan korktuğumu bilirsen

Gözlerim aklına gelirse

Elimden tut yoksa düşeceğim

Yağmur beni götürecek yoksa beni

Geceleri bir çarpıntı duyarsan

Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum

Sarayburnu’ndan geçiyorum

Akşamsa eylülse ıslanmışsam

Beni görsen belki anlayamazsın

İçlenir gizli gizli ağlarsın

Eğer ben yalnızsam yanılmışsam

Elimden tut yoksa düşeceğim

Yağmur beni götürecek yoksa beni…

 

 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Ene _EnTewrote:
YoLuNuZ DüŞeRSe DüŞLeRe,
DüŞMeMeK iÇiN UĞRaYıN ÜMiTLeRe
HaYaLiNiZ SıĞMaZSa YüREĞiNiZe
BiR GÖKYüZü KuRuN KeNDiNiZe
RaBBiNiZe DuA EDiN GeRİSiNe KaRıŞMaYıN
ELBeT ULaŞıR YeRiNe
BiR ÖFKe DüŞeRSe DiLiNİZe
ÖFKeNiZi VeRiN AZRaiLiN ELiNe
YüReĞiNiZ YaNaR GöZLeRiNiZ DoLaRSa
HüZNü YoLLaYıN
BeN AĞLaRıM SiZiN YeRiNiZe..........!!!
Sept. 22
SEVGİ

çiçeklerin büyümesini izlemektir




mektup yazmaktır





hep O'nu düşünmektir





birlikte vakit geçirmektir





dalgaların sesi dir SEVGİ





kuşların kırıntıları yiyişini izlemektir





birlikte AYNI yöne bakmaktır





eşit olmaktır





vahşi dalgalara yelken açmaktır





yağmura aldırmadan yürümektir





uçurmaktır sevdiğini





piknik yapmaktır





yanağını okşamaktır





ve küçük bir busedir

   HAYIRLI GÜNLER...
Sept. 3
Bir İnşirah Ayeti Kadar Sana Geldim





İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah..Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..

“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)

Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.Yaralar bedenimde yol çizerken adeta,tuz değil ,sen gönlüme tılsım sürdün.Dünya zemininde ayaklarım kayarken bir bilinmezliğe, tut n’olursun bırakma bilmediğim alemlere…Gece ve ben iki biçâre yine kapındayım.Soluklanmak istiyorum Ya Rab! Gece yeminli konuşmuyor benimle.Gece küskün bana, yalnız bıraktım onu gelirim diye.Gitmedim ona Ya Rab! Geceler bensiz geçti,seccadeler eşsiz,yıldızlar yoldaşsız kaydı.Geceye söz verdim gelirim diye,gitmedim.İhanetim var ona..Gece yeminli..Ben sana bugün yalnız geldim.Terkedilmiş sevdaların mekanından geliyorum.Yıllanmış sevgilerin koynundan.Ayrılıklardan geliyorum.Yalnızlıktan…Gönlümün tenhasından geliyorum.Gecenin günahlarımı örtmeyen mahremiyetinden geliyorum.Dünyanın arkamdan yırttığı gömleğimle.Kimsenin duymadığı ama kulağımı çınlatan aff sesleriyle geliyorum.Ademin utangaç bakışlarıyla,Nuh’un terk-i diyarıyla bir yunus affı edasıyla geliyorum.Daraldım Ya Rab! ‘kabul’ ümidinin ferahlığıyla geliyorum.Yüreğim üşüyor artık,mahşeri bir yalnızlıkla geliyorum.Aç Ya Rab n’olursun aç göğsümü tekrar bir köz değdir.İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.

“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)

Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık, yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.Şimdi temaşa bile edemiyorum masivayı.Aydınlanmıyor gözlerim,yeşermiyor kırık düşlerim.Yoksa Ey Rab ben,sen olan benliğimi çoktan mı tükettim…Züleyha kadar günahkarım,Yusuf kadar masum olmak isterdim oysa ama ben düştüğüm zindanda ezilecek kadar günah topladım.yüküm ağır…Tüm zerrelerim affına sığındı…Mecalsizim,hissizim,bir o kadar da cahilim…Al yükümü Ya Rab n’olursun al belimi büken bu yükü tekrar hafiflet beni.Doğrult ki beni,yüzüm sana dönebileyim.Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.

“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)

Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.Değersizliğimi bilerek,mecruh bir hal ile geldim işte…Sen şanımı yüceltirken,ben bir o kadar acziyetimle,nasır tutmuş ayaklarımla,kör olmuş gözlerimle,karalanmış hanemle geldim.Kalbimi avcuma sıkıştırarak,rengini kimse görmesin diye saklayarak getirdim.Amansızım,dermansızım,fermansızım.N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.

“Yalnız Rabbine yönel.”(inşirah/8)

Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.Nihayetsiz acziyetimle,dünyevi arzuların kıvrımlarından,yokuşlu yollarından,ben kendimden geçerek sana geldim bu gece.’kün’ diyerek eyleyiverirsin diye bir ferman,ben ahvalimi dökerek sana geldim Ya Rab!.Benim sana anlatmaya halimi kelama ne hacet,sen beni bilirsin benim halim zaten aşikâr.Kurtar n’olursun bitsin artık bu esaret! Nefsanîyetin haysiyetini huzurda kırmaya geldim.Bakıp görmeyen gözlerimi sende açmaya,atıp yanmayan kalbimi sende yakmaya,her boşluğa sayan ama her daim seni anmayan dilimi konuşturmaya,sana muhtaçlığın şerefini başıma taç etmeye geldim.Sevdası her şeyden âlâ n’olursun aç yüreğimi ben senden bir inşirah istemeye geldim…İnşirah inşirah inşirah ayet ayet ferahlamaya geldim.N’ola ahh n’ola Ya Rab , ben sende kalmaya geldim.Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…

selam ve dua ile...
Aug. 23
ahmed akwrote:
Yüreğinin Sesini Biraz Daha Aç

Düştüm cümlelerimden..Susuyorum..Susuzluğuma can ver nefesinle..."

Katransı bir geceden sonra " gül " doğumlarına şahit yüreğimle akıyorum satırlara. Ağustos ayazlarına maruz kalmış kalemimi kıyılarında umut dalgalarına vuruyorum..Susuzum biliyorsun. Ve bir o kadar uykusuzum.Giydir gözlerini Harami karanlığı gözlerime.Dudaklarım çölleşmiş. Vur bulutların nemini senli cümlelerimin benli boylarına..Durma öyle..Kaldır başını (son) baharlardan. Topla gülüşlerini vadesi dolmamış zamandan. Sancıları bağladım yüreğimin yamalarına. Karanlıklarda kaldım. Susuzluktan çatlıyor yüreğim.. Çölleşmiş topraklarıma " susmalarınla " düş...Yağ üzerime bulut bulut..Sal üzerine ıslak kirpiklerini. Savur gölgelerini delice bağrı yanık göğsüme. Eğ başını göğsümün kanayan yanına..Sesini aç yüreğimin..Duy yüreğimin kuruyan çığlıklarını..Hadi sevgili..Susuzluğuma yürek susuşlarınla can ver ..Geleceğime bin kurşun sıkan kuraklığa inat sözlerim ol nadasa bırakılmış dudaklarımda...Dua dua savrul yalnızlıktan kavrulmuş denizlerime. Varlığınla düş susuzluğuma.

" Mülteciyim zamansızlığın...Adressizim...Kıyılarında yaşamama izin ver....."
 



Sınır dışı hallerimi bilirsin sen. Kovulmalarımı, imla bozukluklarımı..Mülteciyim zamansızlığın. Adımlarımı çektim adreslerimden..Bir bavulu bile doldurmayan ömür sahifemi düştüm satırlardan..Adressizim. Hayat yekun yetersiz. Bakiyelerim hep karanlığa bölünüyor. Menzilim sen tut beni.. Ve öyle bir sev ki beni; ölüm bile hayran kalsın sevdana. Züleyha'nın Yusuf'u sevdiği gibi sev gibi.Gözünü karat..Kapat perdelerini.Benden başka göz bilme ..Adımdan başka hiçbir cümleyi alma dudaklarına.Avuçlarına yasla uykusuz gözlerimi.Öyle bir sev ki; Leyla gibi savur dudaklarından beni mim''siz çöllerine..Susuz bırak beni...Kurusun geçmişim..Yeter ki senin yanında olsun son nefesim..Sırtlan beni geleceğimi / kız düşlerimi..Kimliğimden soyunmuş bu adamı hüviyetine al..Sahiplen adressiz ellerimi..Yalnızlık etiketini, fişlenmiş geçmişimi, Filistin askısı gören kimliksizliğimi savur tozlu raflara. İçimdeki kekeme çocuğu sev. Şefkatine al öznesiz cümlelerimi..İki dudağından gayri bir yer bilmeyeyim.. Devrildim bir kez karanlığın ayak dibine..Yaralarım Eyyub gibi kanar. Sancılarım İsa gibi sabrımı yoklar...Hadi ölümle yamamadan hüviyetsizliğimi al beni cümlelerine.Ben susayım. Kapat üzerimi sesli kelimelerinle..Dizlerim kan revan. Köklerim ise ağıt figan..Kapındayım..Kıyılarındayım...Dağınıklığımı , yarımlığımı sen TAMAMLA.. Ve sonra her şeye göğsünü gerip benim sende YAŞAMAMA izin ver..




" Sürgüle Kapılarını..Ört üzerine Umutlarını..Sen ve Ben..Biz'iz artık..."

Beni ve seni biz yaptığın için diline kepenk vurmak isteyecek rüzgarlar.Beni hayatına aldığın için karanlıklar üşüşen saçlarına..Ayazlar kıyılarına dolacak..Küfür kokan yangınlar zorlayacak kapılarını..Sana kast edecek zaman. Beni yüreğine aldın diye bıçağın keskin yüzü beklese de seni, sakın boynunu bükme kekeme gecelere.Rest çekecek ölüm..Sen beni yaşat sonu ölüm ile müjdelense de susma sen..Eteğine uzanırsa militan yüzlü karanlıkların eli sakın çekinme elini tetiğini götürmeye.Vur alnı ortasından bize uzanan ayrılıkları.

Korkma sakın. Tek bir adım atma geriye..Bu doğum sancılı olsa da vakit tamam. Gün; güle, karanlık, fecre gebedir...Dilin vurgun yese de toprağa susmak yakışmaz sevgili...Tek toprağa vurulmaz kelepçe. Hadi durma öyle..Bağır bağırabildiğin kadar.. Yaşa beni gücün yettiği kadar..



" Yüreğinin sesini biraz daha aç ;
Çünkü hiçbir " gül " topraksız....
Hiçbir hayat " umutsuz " yeşermemiştir..."
June 17
Harisi eşari ra'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte rasulallah sav şöyle anlatmakata ;
_mevla teala hazretleri yahya bin zekeriyya as'a israil oğullarına da amel etmelerini emredip, kendisininde amel etmesini emrettiği 5 kelime vahyetti.. neredeyse yahya as ondan aciz kalacaktı (ihmal edecekti) ki isa as ona;
_"muhakkak ki allahu teala sana 5 kelimeyle amel etmeni ve israil oğullarınada emredip onlarında amel etmelerini vahyetti, ya sen onlara emredersin, yada ben onlara emrederim.." dedi, yahya as ;
_"beni geçmenden ve benim bu sebeple yere batırılmamdan veya azap olunmamdan korkarım" dedi ve israil oğullarını meyti makdise topladı, her yer doldu, hatta şerefelerin üzerine oturdular.. yahya as onlara ;
_allah bana 5 kelimeyle amel etmemi ve sizlere emredip sizlerinde amel etmesini emretti.. evvelkisi ;
"allah'a ibadet etmeniz ve ona hiç bir şeyi ortak koşmamanız.. allah'a şirk koşanın misali bir adam gibidir ki, bu adam kendi halis malından, altınıyla, gümüşüyle bir köle satın alır ve "bu benim evim, buda işim, çalış ve kazancını bana öde" der, köle ise çalışır ve kazancını efendisinden başkasına öder, sizden hanginiz böyle bir köleye razı olur??
ikincisi ; muhakkak ki allah size namazı emretti ve namaz kıldığınız vakit, sağa, sola bakmamanızı zira allahu teala kul sağa, sola dönmedikçe vechini namaz kılan kulun yüzüne çevirir..
üçüncüsü ; allahu teala size orucu emretti, bunun misali kendisinde kese içerisinde misk kokusu bulunduğu halde bir topluluğa giren adam gibidir ki, bu misk topluluğun hoşuna gidiyor.. muhakkak ki oruçlunun ağız kokusu allahu teala katında misk kokusundan daha güzeldir..
dördüncüsü ; allahu teala size sadakayı emrediyor, bunun misali ise ; düşmanlara esir düşen bir adam gibidir, düşmanlar onun elini boynuna bağlar ve boynunu vurmak için getirirler, esir ; "size malımın azı ile çoğu ile fidye veriyorum" der ve nefsini (canını) kurtarır..
beşinci olarak ; size allahı zikretmeyi emrediyor, bunun misali düşmandan kaçan bir adam gibidir, düşman onun izini sür'atle takip  eder taki kalelerden bir kaleye gelirler, adam bu kaleye girerek kendini düşmandan korur.. kulda nefsini şeytandan koruyamaz, ancak allahın zikriyle korur....
 
efendimiz sav bunun üzerine buyurdu ki ;
_"bende sizlere  5 şeyi emrediyorum, allah bana onlar ile emretti, dinlemenizi, itaat etmenizi, cihadı, hicreti ve cemaatı.. her kimki (ehli sünnet) cemaatinden bir karış ayrılırsa, dönene kadar, islam ipini boynundan çıkarmış olur.. her kim cahiliye davasını tutarsao cehennem ehlindendir" bunun üzerine bir adam "namaz kılsa, oruç tutsada mı?" diye sordu, efendimiz sav ;
_"namaz kılsa, oruç tutsada (yine cehennem ehlindendir).. ey allah'ın kulları, sizi müslüman olarak isimlendiren allah'ın davasına tutunun.." buyurdu..
 
~~EHLİ SÜNNET~~
amelleri yükselten itikat güzelliği,
inancı olmayanın yok hiç özelliği,
ehl_i sünnet yolunda ölürcesine çalış,
çalış ki sen bulasın cennette güzelliği...
gaye cemali bulmak, diğerleri bahane,
bir müslümanın gönlü olmamalı meyhane,
gönül ki ; bir saraydır, yabancının yeri yok,
tecelli ederse zat, doyum olmaz seyrane...
 
şüheda~suleha~hızır ali murat oğlu hoca(m)..
 
selam ve dua ile ...
Apr. 12

rivayet olunur ki haccacı zalim hz enes r.a.'yı huzuruna çağırdı ve dedi ki ;

_"bana söven senmisin?"  enes ra ;

_"evet çünkü sen zalimsin,efendimiz sav'e muhalefet ettin.."dedi, haccac ;

_"seni öldürmek istesem en kötü şekildee öldürürüm" dedi, enes ra bunun üzerine ;

_"eğer bunun senin elinde olduğunubilseydim elbette sana ibadet ederdim, ancak sen buna kadir değilsin, rasulallah sav bana bir dua öğrettiki her kim onu sabak ve akşam üç defa okursa allahın korumasında olur, ben o duayı okudum.. " haccac ;

_"onu bana öğretmezmisin?" dedi, enes ra ;

_"hayır! onu sana öğretmem ve sen hayatta olduğun müddetçe başkasınada öğretmemki sana ulaşmasın" buyurdu ve oradan çıktı.. haccaca ;

_"niçin onu öldirtmedin?" dediler, haccac ;

_"onun arkasında 2 tane büyük alan gördüm, onlardan korktum.." dedi..

yine denirki enes ra o duayı kimseye öğretmedi ancak ölüm döşeğinde hizmetçisine söyledi ki şu dua olduğu yine rivayetler arasındadır ;

"BİSMİLLAHİLLEZİ LA YEDURRU MEASMİHİ ŞEY'ÜN FİL ERDİ VELA FİSSEMAA' VEHÜVESSEMİUL ALİİM"

enes ra haccac ehli olmadığı için ona öğretmedi, nitekim ayeti kerimede ;

"GERÇEKTEN ALLAH SİZE EMANETİ EHLİNE VERMENİZİ VE İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN ADAALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER" nisa suresi 58. ayeti kerime..

EMANETİ  EHLİNE  VERMEK..
dili olan herkes pervasız konuşuyor,
ölçüsüz konuşmadan kargaşa oluşuyor..
kalem eline alan bilir, bilmez yazıyor,
çözülmüyor olaylar belki daha azıyor..
konuşan ve yazanlar düşünmeli mutlaka,
hitap ettiğin toplum takla atmasın sonra..
arkadaş! söz dinle, söz! herşey yazılmaz,
karanlık emellerle hiç bir yere varılmaz..
şeffaf olmak var iken karanlığı arama,
helal yollar var iken ne işin var haram'a?
zulmetme, yalan dem, aldatma, yanlış tartma,
her kötülük sendeyken kendini iyi sanma..
rüşvet alma ve verme, bunlara güzel deme,
kendi çıkarın için bir diğerini ezme..
insan hakları bumu, karşısındakini ezmek?
hak- hukun üstünde çizmelerle gezmek..
ormanda yaşayanlar hak- hukuk ne bilmezler,
onların yaşamları bahsimize girmezler..
biz insan oğluyuz biz, edep lazımdır bize,
söyleyişimiz ona, onun için girdik söze..
gücün yetmeyen yükün altına ne girersin?
kendin yetmiyor gibi ahaliyi ezersin..
ne güzel söylemişler söyleyenler şu sözü,
emaneti ehline ver işte sözün özü..
şüheda, suleha hızır ali muratoğlu hoca(m)
SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM..
Apr. 1
o gün pazardı, kasım ile aişenin düğünleri vardı. kanlı topular köyünün büyükleri sabah namazından sonra dualarla, aminlerle aişeyi evinden alıp, kasımın evine getirmişlerdi.. mevlidler ve kuranlar okundu, yemekler yendi, baş açımı yapıldı. damat sağdıcıyla birlikte halkın ortasında hürmetle bir müddet ayakta bekledi. bu arada köyün tadı, tuzu kuru ahmet gür sesiyle ;
_verelim muhammed sav'e salavat. sali ala muhammed sav..
_ismail ağa yeğenin güveyi oldu neyin var?
_bi tarla, bi inek. allah bereket versin.
_dedesiii! torunun güveyi oldu, ne veriyosun?
_on koyun, bi goç..
_dedesinden on koyun bi goç, allah bereket versin, allah dedesine dha çok versin..
amcası, dayısı, dedesi, ebesi, dostları derken damat beye bir hayli hediye birikmişti...
sonra bir topluluk geldi camiye, bir şeyler anlattılar hararetli bir şekilde, hafız sela verdi milleti topladı, ingilizler savaşa kalkışmıştı, köyün erleri birer,birer toplanırken balkanları ve bir çoklarını gören imam efendi bağırdı ;
_bre kafirler ! geldiğiniz gibi gideceksiniz yada balıklara yem olacaksınız..
çok geçmeden toplandılar akşam olmadan çıkmaları gerekiyordu.. bir tek kasım kalmıştı eli silah tutan gençlerden.. düşündü, taşındı, bu sabah evine gelen helali aişeyi bunu nasıl açıklayacaktı? hem yatsı namazını kılmadan gelin hanımın yanına gitmek ayıptı adetlerine göre.. düşündü ve karar verdi, büyüklerinden izin alıp çok kısa zamanda aişeyi haberdar edecekti.. izin verildi ve aişenin yanına girip durumu kısa bi şekilde anlattıktan sonra şiirle devam ettiler konuşmaya ;
HAK-BATIL KAVGASI EZELİ YAZI,
KAFİR GEMİLER TUTTU BOĞAZI,
ZEHREDER BİZE BAHARI, YAZI,
CANDAN SARILARAK ALTIN YELEYE,
YÜRÜYÜN YİĞİTLER ÇANAKKALE'YE..
Aişe sessizce ağlıyordu, ağladığı duvağının ıslanmasından belli oluyordu. kasım sevgiyle duvağını kaldırdı ;
CENK HABERİ GELDİ BEYAZ DUVAKLA,
YİĞİT HELALİNİ EĞİLDE KOKLA,
VUSLAT UMUDUNU MAHŞERE SAKLA,
CENNETTE RASULE SAV UÇMAK ZAMANI,
DİN İÇİN BU CANDAN GEÇMEK ZAMANI..
Bu sözler aişenin de dilini çözmüştü, yağmur yüklü bulutlar gibi boşaldı ;
MAHZUN, MAHZUN ESER SEHERİN YELİ,
YETİM MİNARELER SÖYLEMEZ DİLİ,
ÇİÇEĞİ BURNUNDA NAZLI GÜZELİ,
GİT YİĞİDİM GİTKİ DİNSİN KEDERİM,
KAFİRDEN KORKANA YİĞİTMİ DERİM??
Helalinden böylesine iman ve feragat yüklü bür cevap alınca kasım coştu, tarihini hatırlayıp, kükredi ;
EZANIM SUSUNCA NASIL YATILIR?
SÖYLE! İMAN NEYLE SATILIR?
KARŞIMDA BAYRAĞIM NASIL YIRTILIR?
TARİHLERDE FERMAN BENDİM UNUTMA!
NİĞBOLUDA SENİ YENDİM UNUTMA!!
Ve kasımlar gitti çanakkale'ye, ardlarından şu şiiri haykırmıştı gerilerde kalanlar ;
BU İMAN ALEVİ SARINCA YURDU,
DAĞ, DAĞ FİDANLARIM BOĞAZA DURDU,
KÜKREYEN MEHTERİN TEKBİRLE VURDU,
BAKSANA! ŞEHİTLER GÖKTEN GELİYOR,
KAİNAT BİZLERE YARDIM DİLİYOR..
birden allaah! diye bir ses duyuldu mehmet tanıdı bu sesi koştu;
_aslanım, kasımııım !!! kasım zorllanıyordu nefes alırken, zorla dedi ;
_mehmet anama selam söyle, kılıcının hakkını verdim, aişemede deki eğer beklerse cennette rasulallah sav kıyar nikahımızı..
kelime-i şehadetini getirip rasul'e sav kavuştu..
mehmet akifin deyimiyle "BİR HİLAL UĞRUNA YA RAB! NE GÜNEŞLER BATIYOR!!" du..
binlerce şehitten sonra kazanılmıştı çanakkale, kafirler kaçıyor, kaçıyordu..
HAÇLININ EJDERİ ÖLÜM SAÇIYOR,
BİNLERCE FİDANI DÖRDE BİÇİYOR,
KOCA SEYYİDLERİM GÜLÜP GEÇİYOR,
ALLAAH DİYİP TOPA VERDİĞİ MERMİ,
ÇIKINCA SULARA GÖMÜLDÜ GEMİ..
 
CİHANI SALLADI ŞU YAĞIZ ERLER,
BU YOLDA VERİLDİ GENCECİK SERLER,
AYAKLANDI O GÜN GÖKLERLE YERLER,
YAMAÇLAR KAN GÖLÜ TOPRAK SEÇİLMEZ,
HAYKIRINIZ ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!!
 
O GECE GÖLGELER SUYA DÜŞTÜ,
ÖYLE BİR GECEKİ TOPRAĞA DEĞİL KANLAR GÖĞE DÜŞTÜ..
SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM...
Mar. 22
her gönül bir tek sevgiliye müştaktır aslında,
ne varki kıblesi yanlıştır..
bulduğunu sandığı şey gerçekte aradığı şey değildir..
kimisi bir gözleri ahu'ya zebun,
kimisi gülyüzlü bir güzele meftun,
kimisi bir ceylan bakışlıya mecnundur..
bazısı dünyanın ağlamasına kanmış,
bazısı mal_ı mülke aldanmış,
bazısıda hayal alemini gerçek sanmıştır..
oysa her biri BİR TEK SEVGİLİ tarafından sınanmıştır...
 
elinize sağlık güzel bir spaces sayfası,
aşka dair ne varsa işte insan odur,
gerisine insan demek pek zordur..selam ve muhabbetle
Mar. 8
EfSeR EfSeRwrote:

*İki şey insanı "nitelikli insan" yapar:*
1- İradeye hakim olmak
2- Uyumlu olmak

*İki şey "ekstra değer" katar:*
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

*İki şey geri bırakır: *
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik

*İki şey kaşif yapar:*
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik

*İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:*
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Cidden sevdiğin işi yapmak

*İki şey başarının sırrıdır:*
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek

*İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:*
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık

*İki şey milyonlarca insandan ayırır:*
1- Sorunun değil çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla
yaklaşabilmek.

*İki şey gelişmeyi engeller:*
1- Aşırılık (mübalağa, abartı,ifrat, tefrit)
2- Felakete odaklanmış olmak

*İki şey çözüm getirir:*
1- Tebessüm (gülümseme, sırıtma veya kahkaha degil!)
2- Sükut (susmak)

*İki şey"kalitesiz insan"ın özelliğidir:*
1- Şikayetçilik
2- Dedikodu

*İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:*
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

*İki şey yanlış yapmanı engeller:*
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2- Hak yememek

*İki şey kişiyi gözden düşürür:*
1- Demagoji (laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

 

Selam ve dua ile….
Dec. 31
EfSeR EfSeRwrote:

img410/6221/24499animation1roses9gamq0.gif

G ü l Y ü r e k l i m


Sabır yüreğin çiçeği
Sevmek yürek ister
Gül yüreklim

Sabır hayatın gerceği
Sevmek emek ister
Gül yüreklim

Sabır alev alev yakar yüreği
Sevgiyle açar ateş çiçeği
Gül yüreklim

Sabır miras kaldı Hz Yusuf`tan
Sevgi ihtiras oldu gömleğin yırttı arkasından

Sabır Mecnun oldu düştü çöllere
Sevgi Leyla oldu beyhude kaşı gözü kara

Sabır umman oldu Hz Nuh`un tufanında
Sevgi çile oldu inanmayan oğlu Kenan`da

Sabırla büyüdü yüreklerde Hz Muhammed (s.a.v.)
Sevgi nur oldu, gül açtı muştulandı çiçek çiçek

Sabır kırmızı gül, elvan elvan sevgilinin gönlünde
Sevgi ile açtı, yediveren gülleri bahar yelinde

Sabır eden yürekler, bulur aşk ile felah
Sevgi ile dile gelir kalb '' La ilahe illallah ''

Sevgi bulut,sevgi yağmur, sevgi bereket,
Aşk ve sevgiyle bu yolu umutla takip et.
Gül yüreklim.

Hoşgörüyle oluşur sevgi seli
Fedakarlıkta açar sabır çiçeği
Gül yüreklim

Sabır yüreğin boynu bükük çiçeği
Sevmek sabır ister
Gül yüreklim... !!!

 

Dec. 1
ahmed akwrote:

 
HZ.EBU BEKIR-I SIDDIK(R.A) :
 
KARANLIKLAR BESTIR;AYDINLIKLAR DA BESTIR:
 
1. Dunya sevgisi bir karanliktir; Takva da Onun aydinligidir.
 
2. Gunah karanliktir;Tevbe Onun aydinligidir.
 
3. Kabir karanliktir;Kelime-i sehadet de Onun aydinligidir.
 
4. Ahiret karanliktir; Salih amel de Onun aydinligidir.
 
5. Sirat karanliktir;Tereddutsuz iman da Onun aydinligidir
 
 
BES SEY ZEHIRDIR,BES SEY DE ONUN PANZEHRIDIR
 
1. Dunya oldurucu bir zehirdir;Zuhd onun sifasidir.Zuhd:Kisiyi ,Allahdan alikoymayacak sekilde dunyaliktan kifayet miktari almaktir.Zuhd,kuru bir dunya terki degildir.Kalbinden dunya sevgisini cikarmaktir.Peygamber Efendimiz(s.a.v):Dunyada bir garip gibi ya da yol gecen kimse gibi ol! buyurmustur.
 
2. Mal,oldurucu bir zehirdir; sifasi,zekatini hakkiyla vermektir.
 
3. Soz,oldurucu bir zehirdir;Allah;i zikretmekte onun sifasidir. Peygamberimiz( s.a.v): Ademoglunun butun sozleri Onun aleyhinedir.Iyiligi emretmek,kotulukten yasaklamak;Allahi (c.c) zikir haric buyurmustur.
 
4. Insanin omru zehirdir;Onun sifasi,Allah a itaattir.ibadetle gecirilmeyen omur,zehirdir!
 
5. Seneler,zehirdir;Ramazan ayi da Onun sifasidir.Geceler zehirdir;Kadir gecesi Onun sifasidir. 
esselam...kardeşim sayfanız hayırlı olsun.Rabbim hayırlı hizmetlerdeki gayretinizi daim etsin...vesselam
 

 
Nov. 28
* Sevgi itaat demektir. İtaat olmadan sevgi olmaz. Sevginin derecesi itaatteki sürat ile ölçülür.

* Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve cimrilikte meşhurdur. Kıymetli ömrünü, bu vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar olsun.

* Gençlik çağının kıymetini bilin! Bu kıymetli günlerinizde, ehl-i sünnet itikadını öğrenin ve bu bilgilere uygun yaşayın! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olun.

* Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saadet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekavet ve felaket sanmamalı.

* Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya çalışmalı. Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalı.

* Nefs-i emmareden kurtulmanın alameti, insanların övmesi ile ayıplamasını, eşit görmektir. İnsanların rağbetine sevinmek, önem vermemelerine üzülmek, basitlik ve akılsızlıktır.

* Bir iş Allah için değilse neye yarar, at gitsin.
* Dünyanın lezzeti çiledir.
* Dünya hayaldir. Ben diyen mahrum kalır, mahvolur.

* Bu dünyada mukim yok, herkes seferi. Bunu anlayıp tedbirini alana müjdeler olsun.

* Dünyada en güzel şey dünyayı sevmemektir.

* Herkese önce lazım olan şey, ehl-i sünnet vel cemaat âlimlerinin anladıklarına ve bildirdiklerine uygun olarak itikadı düzeltmektir.

* Ölünce, eyvaah, eyvah ben ne yapmışım diyeceğiz. Bunu nasıl olsa söyleyeceğiz, gelin şunu dünyada söyleyelim.

* Alın yazımız icraatımızdır. Ne yapıyorsak alın yazımız o.

* Ölüm var. Ölümden sonra üç yer yok, iki yer var: Cennet ve Cehennem.
Nov. 24
sema güvenwrote:
Selamün aleyküm,sayfanız çok güzel yüreğinize sağlık.Allah(cc) yüreğinizden geçen her hayırlı duayı kabul etsin.En "Güzel" e emanetsiniz...
Nov. 4
selam ve dua ile...
Nov. 3
saniye taswrote:
s.a.sayfan harika cok begendim gezerken gördum hemen yorum yapim dedim :)yuregine saglik.allah yolunu acik etsin hersey gönlunce olsun.allaha emanetsin.sevgilerle
Nov. 2
huayfawrote:
CENNET

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi.. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar.. adam cok susamıştı.. biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın.. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
"Afedersiniz... burası neresi?"
Kadın ona gülümsedi: "Burasi Cennet, efendim"
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten cok susadım"...
Kadın cevap verdi: "Tabii efendim, içeri girin... içerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz..."
Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü... ama kadın onu birden durdurdu:
"Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez... hayvanları içeri almıyoruz..."
Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... adam sordu:
"Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz?"
Dede "İçeri gel" dedi.. "kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..."
Adam sordu: "Peki arkadaşim da benimle gelip ordan içebilir mi?"
Dede " Tabii..."dedi.. "çeşmenin yanında köpeginin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."
Bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. adam ceşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?"
Dede "Burası cennet"dedi.. bunu duyan adam şaşırdı:
"Ama nasıl olur..? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."
Dede "Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?"dedi... "ama orası Cehennem.."
Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"
Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz... Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar...."


Kırmızı gülcanım ellerine sağlık  sayfan çok güzel olmuş Rabbim yüreğinizdeki gibi güzellikler nasip etsin sizlere inş.selamlar...

Oct. 31
Oct. 11
@ÇIL@Ywrote:
BİN AYDAN DAHA HAYIRLI OLAN KADİR GECESİNDE, KAİNATIN YARATICISI VE ALEMLERİN RABBİ BAĞIŞLAYICI VE ACIYICI YÜCE ALLAHIM DUALARINIZI KABUL ETSİN
SEMANIN KAPILARININ AÇILIP RAHMETİN SAĞANAK SAĞANAK YAĞDIĞI BU GÜNDE DÜŞEN DAMLALARIN SİZİ SIRILSIKLAM ETMESİ DİLEĞİYLE...
Oct. 8
EfSeR EfSeRwrote:
kardeşim ellerine ve yüreğine sağlık...çok güzel olmuş.....
 
Rabbim yolunu açık etsin....muhabbetle........
Oct. 2
Zarif Balcıwrote:
  

YUKARIYA SİZDE BİŞEYLER YAZIN....

Düşündüğümüz
Söylemek istediğimiz
Söylediğimizi sandığımız
Söylediğimiz
Karşımızdakinin duymak istediği
Duyduğu
Anlamak istediği
Anladığını sandığı
Anladığı..arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var...

Sept. 29
..
Sept. 20
:)bitecik ablammm bu güzel spacene bende yorum ekliyeyim dedim...Spaceni çoookk beğendim..ellerine yüreğine sağlık Canım ablamm...devamını bekliyorum daha da güzel şeyler yapacağını biliyorum...bu arada bana da yardımcı olursan sevinirim:)Seni çook seven kardeşin...En sevgiliye emanetsin ablam...:)
 
Sept. 12
No namewrote:
...SENİ TANIDIĞIM İÇİN ŞAŞIRDMADIM GÜZEL SİTE YAPMANA...
GÜZEL BAKAN GÜZEL GÖRÜR......
 
............ABDULBAKİ.. 
Sept. 11
Picture of Anonymous
hechaa wrote:
guzel olmus  :)
 
Sept. 3
Selamun aleykum ablam guzel olmus eline saglık.Başarıların devamını dilerim Daha güzel şeyler bekliyoz Hayırla kal selam ve dua ile.. 
Aug. 13